westvleteren


Yıllar sonunda trappist biralar içinden deneyemediğim Westvleteren'i de içebildim.

160 yılı aşkın bir süredir Trappist keşişleri Saint Sixtus manastırında bu koyu kahverengi renkli güçlü ve ağır birayı üretmekte. Ne yazık ki dünyanın en iyi birası Westvleteren...

Peki neden ne yazık ki? Aşırı talep, tükenen stoklar, günde iki binin üzerinde hit alan internet siteleri... Aslında yaşamlarını sürdürecek kadar kazanmak için biralarını satmakta keşişler.

Yaşamak için bira üretiyorlar, bira üretmek için yaşamıyorlar.

Amerikan www.rateBeer.com sitesi Westvleteren Abt 12'yi dünyanın en iyi birası olarak sıralamış. Ben daha az alkollü olan Westvleteren Extra 8'i denedim. Bu ise sıralamada dokuzuncu...

Üretim yıllık 4,500 hektolitre. Diğer beş Trappist birası, Westmalle, Achel, Chimay, Rochefort and Orval gibi Westvleteren da sadece keşişler tarafından üretiliyor. Ancak Trappistler arasında Westvleteren en nadir ve zor elde edileni. 1941 yılından beri ticari olarak sunulmamakta. Daha önceki yıllarda bile müşteriler sadece 24 şişeden beş kasa ile sınırlandırılmaktaymış. Günümüzde manastırın kahvesinde sadece altı şişe satın almak mümkün.

Bu arada keşişler yurtlarda uyuyup günde altı saate kadar dua etmekteler. Hafif! bira tüketmekteler, seçenekleri Westvleteren Blond sadece çünkü alkol oranı bu sarı biranın yüzde 5.8.

Her ne kadar manastır biranın tekrar satılmasına karşı olsa da ben birayı Brüksel'deki 250 çeşit bira satan mağazada el altından alabildim. Normalde ayda bir kez olmak üzere manastırın bira-hattını (+32 (0)70 21 00 45) arayıp randevu alarak, aracınızın plaka numarası ve kimlik bilgilerinizin kaydı ile 2 kasa bira temin etmek mümkün, fiyatları şu şekilde:

  • €25.00 (Blonde)
  • €30 (8°)
  • €36.00 (12°)


Bu fiyata boş şişe ücreti dahil degil.


Ben bir şişe için €6.75 ödedim! Elbette Belçika'da arabam olmadığı için fazla bir alternatifim yok.

Bu bilgilerden sonra Westvleteren'in bende bıraktığı izlenimi aktarayım. Öncelikle üzerinde etiket bulunmayan bir şişesi var. Koyu kahverengi cam şişenin üzerinde kabartma Trappistenbier yazmakta. Benim aldığım %8'şik Westvleteren mavi kapağa sahip. Blonde olan yeşil, Westvleteren 12 ise sarı kapaklı. Birayı Kronenbourg'un özel üretimli üzerinde Kanuni Sultan Süleyman olan

en Turquie bière "bira"
bardağında içtim. Görüntüsü köpüğü ile kolayı andırıyor. Kokusu bende tatlı kırmızı şarap izlenimi bıraktı. Ayrıca bahar ayında orman çiçekleri kokusu aldım. Ağzımda kalan tad ise karamel, badem, elma aromaları içeriyordu. Bu entry'i ikinci bardağı hüğletirken giriyorum. Açıkcası bahar ayında manastıra bir ziyaret yapıp, kahvesinde meşhur Westvleteren 12'yi de denemek için sabırsızlanıyorum. Sonuç olarak bugüne kadar içtiğim en pahalı bira olan Westvleteren benim için en iyi bira sıralamasında en üst sıray yerleşti.

Bu arada yılbaşı için Türkiye'ye bir Belçika şarabı götürmekteyim. Normalde süpermarketlerde bulmanın imkanı olmayan bu beyaz şarabı da bir iki haftaya değerlendirebileceğim.

Mutlu yıllar, iyi içmeler! (Elbete dikkatli için)

napa valley - cabernet sauvignon reserve 2005


Fazla söze gerek yok, Amerikan şaraplarından en meşhur bölgelerden biri Napa Vadisi...

Hüplettiğim şarap özel indirimdeydi yoksa genelde Amerikan şaraplarını es geçerim. Cabernet Sauvignon bögürtlen, dut ve kiraz aromaları adaçayı ve vanilya kokuları ile harmanlanmış.

Çok rahat içilen bir şarap, oldukça keyif alarak hızlı bir şekilde şişenin dibini gördüm. Tekrar alınacak listesinde ancak indirimi kalktı.

altitude 400 2006

Şarabımız Fransa'da oldukça turistik bir noktadan, Bedoin köyünden.

Mont Ventoux dağının eteklerinde, bisiklet ve hiking yapanlar için önemli bir yer.

Şarabımızı hüplettik ve araştırdık.

Toprağına bir bakalım neymiş?
Carpentras ovasından 'Giant of Provence' yamaçlarına 500 metre yüksekliğe doğru çıkarak Vignerons du Mont Ventoux bağlarına varıyoruz.
Yüksekliğe bağlı olarak oluşan mikroklima şarap üretimi için oldukça elverişli bir ortam yaratıyormuş.

Benim içtiğim şarap 400 metre yükseklikteki üzümlerden üretilmiş. Bulunduğu bölgeye 'les Condamines' deniyor.

Şarabımız duyularımıza nasıl hitap ediyor?
Göze : Koyu kırmızı renk.
Burna : Zengin buketler özellikle kiraz, erik ve baharat aromaları.
Ağza : Oldukça etkili bir tadı var, meyve kalıcı, ipeksi bir tanin mevcut.

Nasıl tükettik ya da tüketiriz?
Fırında ya da mangalda pişirilmiş etler, tavuk etleri ve çok tasvip etmesemde diğer kanatlılar. Elbette peynir çeşitleri ile de.

Öneri:
3-5 yıl kadar yatırarak yıllandırarak tüketilebilir.
17/18 ° C de servis edilmeli.